Lobicilik en fazla "Basınla İlişkiler"
gerektiren bir iş... Tüm lobiciler basının gücünden yararlanmak
isterler, bunun zorundadırlar da... Ve özellikle bir lobici
için yüksek tirajlı gazetelerin ilk sayfalarında ya da en
fazla "rating" alan televizyon kanallarında yer
almak oldukça önemlidir.
Günümüzde medyanın her konuda toplum üzerinde ve kamuoyu
yaratma konusunda oldukça büyük etkileri vardır; hatta
gündem yaratma, gündem belirleme konularında bile.
Günümüzde gündemi genel olarak basın belirlemektedir.
Bu, bir lobicinin asla unutmaması gereken bir konudur.
Ve sadece lobiciler için değil, herkes bir şekilde basını
kullanmak istemektedir ve bunun için yoğun da bir çaba
harcamaktadırlar; ülkeler, firmalar, kişiler (işadamları,
siyasetçiler, sanatçılar vs.), reklamcılar, halkla ilişkilerciler,
vs.
Lobicilik de en fazla basınla ilişkiler gerektiren bir
konu, bir iştir ve özellikle tüm lobiciler öyle ya da
böyle basının büyük gücünden yararlanmak isterler. Bunun
zorundadırlar da... Özellikle bir lobici için yüksek tirajlı
gazetelerin ilk sayfalarında ya da en fazla rating alan
televizyon kanallarında ve bunların haber programları
ya da lobi yapılan konu için en uygun özel programlarda
yer almak oldukça önemli olmaktadır.
Ancak burada, sadece bu gazeteler ya da TV kanallarında
yer almanın zorluğu yanında, bunun doğru zamanlarda gerçekleştirilmesi
de ayrı bir zorluk olmaktadır. Yani bir lobici için zamanlama
oldukça önemlidir. Çünkü, zamanlamada yapılan bir hata,
çok iyi planlanmış, başarıya ulaşma şansı oldukça yüksek
bir lobi faaliyetini bile tehlikeye sokabilmekte, her
şeyi bir anda mahvedebilmektedir.
Ayrıca hedef kitlenin seçimi de önemlidir. Yani, lobicilik
faaliyetlerinde zamanlama kadar hedeflenen kişi/kişilerin
ya da gurubun seçimi de oldukça önem kazanmaktadır. Yapılacak
lobi faaliyetlerinin kim/kimler üzerinde yoğunlaştırıldığında
daha iyi sonuçlar alınabileceği, hatta ne gibi sonuçlar
alınabileceğinin kestirilmesi lobicinin uzmanlığı, üzerinde
çalıştığı konuya hakimiyeti ve tecrübesi ile yakından
ilgili bir konudur. Tabii ki burada uzağı görmek, atılan
her adımdan sonra, daha ileri adımlarda nelerin olabileceğinin
önceden kestirebilmesi yine apayrı uzmanlık isteyen bir
konu olmasının yanı sıra özel bir yetenek işidir.
Basınla İlişkilerde Püf Noktaları
Gazeteciler devamlı olarak iyi, ilginç, hatta sansasyonel
haberler peşindedirler, bu bilinen bir gerçektir. İşin
sadece halkla ilişkiler boyutunu ele aldığımızda, incelediğimizde
bile, bir halkla ilişkilercinin en önemli yaptığı işlerden
birinin, basının ilgisini çekmek olduğunu, bu tarz haberler
üretebilmek, yazmak olduğunu hepimiz biliriz. Bu lobiciler
için de aynen böyledir. Yani lobiciler de basının ilgisini
çekebilecek haberler hazırlayıp basına verirler, basının
gücünden mümkün olduğunca yararlanmaya çalışırlar. Ancak
biliriz ki, tüm basın organlarına her gün yüzlerce haber,
bilgi gelmekte ve bunlar taşıdıkları öneme göre o yayın
organının en uygun sayfalarında ya da (eğer bu bir televizyon
kanalı ise) programları içinde yer almaktadırlar. Yani
bir haberin yayınlanırlık şansı, o haberin önemine bağlıdır;
ve yapılan haberin haber değeri ile yakından ilgili olmaktadır.
Basın isteyerek ya da istemeyerek, kendisine gelen tüm
haber kaynaklarını devamlı olarak takip etmekte, hangi
kaynaklardan daha iyi, daha doğru; ya da bunun tam tersi
haberler geldiğini değerlendirmektedir. Bunun için, belli
bir süre içinde, devamlı olarak aynı kaynaktan gelen değersiz
haberler zaman içinde bu haber kaynağı açısından olumsuz
bir imaja dönüşeceğinden kurum ya da kişi bazında uzun
vadeli, kalıcı başarılar için bu konunun ciddiye alınması
şarttır. Yani kötü imaja sahip bir haber kaynağı iseniz,
zaman içinde ciddiye alınmayacağınız, arada bir basına
gerçekten çok önemli haberler geçseniz bile bunun pek
ilgi çekmeyeceğinin, altını çizmekte yarar var!
Biliriz, bazı halkla ilişkilerciler ve lobiciler, basında
çalışan gazeteci arkadaşlarına ve buradaki çevrelerine
güvenirler. Ancak aynı zamanda iyi de bilirler ki, bu
avantaj, onların her zaman, o basın kuruluşlarına gönderdikleri
haberlerin mutlaka ve rahatlıkla yayınlanacağı anlamına
da gelmez. Yine biliriz ki, zaman zaman bu işleri yapan
kişiler basındaki arkadaşlarını taciz ederler ve hatta
bazen onların üzerinde gereksiz baskılar bile kurabilirler.
Fakat bu zorlamalar onların zaman içinde bu kişileri kaybetmelerine
yol açabilir; bu da uzun soluklarla elde edilen arkadaşlık
ve dostlukların kaybedilmesi adına oldukça büyük bir zarardır.
Oysa iyi hazırlanmış, haber değeri olan bir haberin
basının ilgisini çekmesi, bunun büyük ihtimalle yayınlanması
kaçınılmazdır. Bunun için gereksiz zorlamalara çoğu zaman
gerek bile yoktur.
Burada dikkat edilmesi gereken bir konu da; üretilen
haberin, hangi yayın organın, hangi sayfasında yayınlanmasının
daha iyi sonuçlar vereceğinin, bu amaca ulaşmak için haberin
kim/lere gönderileceği ayrı bir iş, ayrı bir yatırım,
uzun vadeli bir ilişki işi olduğudur. Evet, bu yukarıda
da kısaca bahsettiğimiz gibi, bir lobici için hedeflenen
kişilerin seçimindeki kadar önemli bir konudur; bir tecrübe,
kuvvetli bir tahmin işidir.
Toplantılar
Lobicilik için davetler de oldukça önemlidir. Bu yüzden
lobiciler aldıkları her türlü davete mümkün olduğunca
katılırlar, katılmalıdırlar. Herhangi bir nedenle katılınamayan
önemli toplantılar, bir şekilde telefon, telgraf, vs.
ile bildirilmeli, (gerekiyorsa) özür dilenmeli, tebrik
etmelidir. Bu, lobicinin kendisini gündemde tutması açısından
son derece önemli bir konudur. Yine bu işte etkili sonuçlar
almak için arkadaşlık, dostluk ilişkilerinin devamlı olarak
sıcak tutulması, mevcut çevrenin yeni kişilerle devamlı
olarak genişletilmesi ayrıca üzerinde çalışılması gerekli
bir konudur.
Toplantılar ve buralarda yapılan konuşmalarla basının
ilgisini çekmek mümkündür. Ancak bunlar basın toplantısı
ise ve basına bazı demeçler vermek gerekiyorsa, bazı konulara
özellikle dikkat etmek gerekir.
Bu ortamlarda;
* Asla yalana kaçılmamalı,
* Dürüst olunmalı,
* Ciddi olunmalı (arada, az da olsa espri yapılabilir),
* Gereksiz laf, ağız değiştirilmemeli,
* Açıklamalarda gereksiz detaylara girilmemeli,
* Bilinmeyen konularda konuşulmamalı, cevap verilmemeli;
böyle bir durum olduğunda bu açıkça söylenmeli, bu sorunun
cevabının araştırılıp, daha sonra yanıtlanabileceği belirtilmelidir.
* Yapılan konuşma ve açıklamalarda mutlaka enteresan,
dinleyenlerin ilgisini çekebilecek bazı şeyler bulunabilmeli,
* Boş, gereğinden fazla konuşulmamalı,
* Sır olması gereken konulara hiç girilmemeli,
* Gündem dışında, başka konulara girerek, ilgi gereksiz
yere dağıtılmamalı, ana konunun önemi azaltılmamalıdır.
Basın Bültenleri
Daha öncede her çeşit iletişim aracının, ait olduğu kişi,
kurum ya da kuruluş hakkında bazı mesajlar verdiğini,
bunların olumlu/olumsuz imajlar yaratabileceğini ve bunların
neler olduğunu anlatmaya çalışmıştık.
Konumuz "Lobicilik" olunca, bir lobicinin en
önemli iletişim araçlarından birinin de Basın Bültenleri
olduğunu biliyoruz. Şimdi basın bültenlerinde dikkat edilecek
bazı önemli noktalara değinmek istiyoruz;
* Yazılan kağıdın bir görsel kimliği (PR ya da Lobicilik
şirketinin ya da Lobicinin kimliği) olmalıdır,
* Haberin çarpıcı bir başlığı olmalıdır,
* Metinde kısa, net ve kolay anlaşılır olunmalı, çok duyulmuş
laflardan kaçınılmalıdır,
* Gereksiz detaylara girilmemeli,
* Bültenin genel görünümünde, yazının genel dizaynında
ve yazım dilinde ciddi olunmalı,
* Gönderilen yayın organları ve kişiler doğru seçilmeli,
kişilerin isim ve ünvanları doğru yazılmalıdır.
Lobiciliğin En Yoğun Olduğu Sahalar
Lobicilik, kendisini en yoğun olarak Amerika'da, özellikle
de siyaset sahnesinde göstermektedir. Örneğin, özellikle
seçim kampanyalarının yürütülmesi sırasında lobiciler
önemli görevler üstlenmekte, bu sırada işçi sendikaları,
siyasi gruplar, halkla ilişkiler şirketleri, iş çevreleri,
basın kuruluşları, ideolojik kuruluşlar ve dernekler ile
kongre üyeleri, senatörler ve halk arasında yoğun bir
iletişim trafiği yaşanmaktadır. Özellikle bu trafik içinde
ve yapılan büyük tanıtım kampanyalarında her çeşit reklam
aracının yanında mektuplar, telefonlar ve fakslar önemli
görevler üstlenmektedir.
Yine ABD'deki lobicilik faaliyetlerini incelediğimizde,
lobicilik şirketlerinin ülke içindeki fikir, iş ve siyaset
dünyasındaki konular için önemli roller oynadıkları kadar,
yabancı ülkelerin Amerika'daki uluslararası platformlardaki
çıkarlarını korumak için de profesyonelce ve yasalar çerçevesinde
çalıştıklarını görmekteyiz; en başta İngiltere, İran,
Ermenistan, Fransa, İsrail, Güney Afrika vs. için olduğu
gibi...
Çünkü neredeyse tüm dünya ülkelerini, Amerika içinde
de güçlü olmaya ve onları ABD siyaset dünyasında kendi
menfaatleri doğrultusunda etkilemenin de gerekli olduğuna
ABD'nin tüm dünya üzerindeki askeri ve ekonomik gücü itmektedir.
Bu ülkeler lobiciliğin gücünden yeri geldikçe, hatta gelmedikçe
bile ustaca yararlanmakta, bu çalışmalar sayesinde birçok
olumsuzlukları kendi leyhlerine çevirebilmektedirler.
Silaha sarılmak günümüz dünyasında artık en son akla gelen
çarelerden biri olmaktadır; bu insanlık adına iyi de olmaktadır.
Böylece ülkeler eskiye nazaran muhtemel, silaha dayalı
savaşlara daha zor sürüklenmekte, bu savaşların yerini
artık daha fazla ekonomik savaşlar almaktadır. Ancak bu
savaşların bile ülkelere verdiği zarar çoğu zaman silahlı
savaşlardan bile daha büyük boyutlarda olabilmektedir.
---------------------------------------------------------------------------------------------
* Daha ayrıntılı bilgi için yazarın www.mehmetak.net
adresli web sitesini ziyaret ediniz.