Türkiye 1980'lerin ilk çeyreğinden itibaren
güneydoğu bölgesinde ayrılıkçı terörle uzun
süre mücadele etmek zorunda kalmıştır. Terörle
yapılan bu mücadelede son günlerde en çok
gündeme gelen konu terörle mücadele çerçevesinde
yapılan harcamalar ve bu harcamaların Türkiye
ekonomisine olan etkisidir. Acaba Türkiye
bu bölgeye yapılan harcamalar nedeniyle mi
kalkınmasında problemler yaşamıştır. Eğer
teröre bu kadar harcama yapılmasaydı Türkiye
ekonomik anlamda çok daha iyi bir yerde mi
olacaktı. Temel olarak savunma harcamaları
ekonomik büyümeyi olumsuz mu etkilemektedir.
İlk bakışta oldukça kolay cevap verilecek
bir soru gibi görünmesine rağmen ampirik çalışmalar
sorunun çok basit olmadığını göstermektedir.
Bu konuda ilk önemli çalışma 1973 yılında
Benoit tarafından 44 az gelişmiş ülke için
yapılmış ve savunma harcamalarının ekonomiyi
olumsuz etkilemediği aksine olumlu bir etkiye
sahip olduğu görülmüştür. Bu sürpriz sonuç
birçok ekonomisti bu konuda araştırma yapmaya
sürüklemiş ve bugüne kadar yapılan çalışmalar
sonucunda bu konuda tam bir görüş birliği
sağlanamamıştır.
Savunma harcamalarının etkileri harcamaların
bileşimine bağlıdır. Yapılan harcamalar NATO
tarafından dörtlü bir sınıflandırmaya tabii
tutulmaktadır. Bunlar personel harcamaları,
ekipman harcamaları, altyapı harcamaları ve
diğer operasyonel harcamalardır. Altyapı harcamaları
özellikle gelişmekte olan ülkelerde ülkenin
kalkınmasına yardımcı olabilmektedir. Çünkü
askeri amaçla yapılan çoğu altyapı hizmetleri
sivil amaçlarla da kullanılabilmektedir. Yine
personel harcamaları çoğu kez diğer kamu personeline
yapılan harcamalardan farksızdır. Asıl olumsuz
etkiye sahip olması beklenen harcamalar ekipman
harcamaları ve diğer operasyonel harcamalar
olarak gösterilmektedir. Türkiye'nin bu ayrıma
göre harcamaları Tablo 1'de görülmektedir.
Görülen odur ki, ekipman harcamalarının payında
ilgili dönemde bir artış söz konusudur. Operasyonel
harcama payı ise 1985-1989 döneminde en üst
seviyeye ulaşmış ve daha sonra giderek azalmıştır.
Tablo 1. Türk Savunma Harcamalarının Dağılımı
(%) (1)
|
Personel
|
Ekipman
|
Altyapı
|
Diğer operasyonel
|
|
1980-1984
|
45,3
|
9,1
|
13,2
|
30,1
|
|
1985-1989
|
37,1
|
18,2
|
5,4
|
38,4
|
|
1990-1994
|
50,1
|
23,7
|
3,0
|
22,5
|
|
1995-1999
|
48,2
|
26,5
|
4,4
|
20,0
|
|
1997
|
48,4
|
27,0
|
4,2
|
20,4
|
|
1998
|
48,5
|
20,6
|
6,1
|
24,8
|
|
1999
|
47,0
|
25,5
|
8,5
|
19,0
|
|
2000
|
41,0
|
33,6
|
6,2
|
18,3
|
Savunma harcamalarının ekonomiye zararlı
olup olmadığı ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir.
Türkiye konusunda yapılan 1950-1994 arasındaki
savunma harcamalarının incelenmesi sonucu
ekonomik büyüme ile savunma harcamaları arasında
pozitif bir ilişki bulunmuştur (2). Benzer
bir çalışma Yunanistan savunma harcamaları
için yapılmış fakat savunma harcamalarının
bu ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkiye
sahip olduğu ispatlanmıştır (3). Savunma harcamalarının
büyüklüğü konusunda en çok kullanılan ve belirleyici
olan ölçü, o ülke savunma harcamasının o ülkenin
toplam gayri safi yurt içi hasılasına oranıdır.
Bu orana savunma yükü de denmektedir. Bu açıdan
bakıldığında Türkiye OECD ülkeleri içinde
Yunanistan'dan sonra en yüksek rakama sahiptir.
Bu gözle bakıldığında Türkiye'nin savunma
harcamaları yüksek gibi görünmektedir. Oysa
bu tabloyu Türkiye ve bölge ülkelerinin savunma
yükü olarak baktığımızda Türkiye'nin savunma
yükü ön plana çıkmamaktadır. Türkiye toplam
gelirinin % 4'ünü savunmaya harcarken bu rakam
Güney Kıbrıs için 6.1 ve Yunanistan için 4.6'dır
(4). NATO verileri de 1999 yılında Türkiye
için % 4.2 ve Yunanistan için % 4.8'dir (5).
Görülen odur ki, Yunanistan Türkiye'ye nazaran
gelirinin daha büyük bir kısmını savunmaya
harcamaktadır.
Savunma harcamaları Türkiye ekonomisine zararlı
olmuştur tezi çok doğru değildir. Savunmaya
harcanan para ile ülkenin gelişmesi arasında
bir çok yakın ilişki her zaman geçerli değildir.
Tayvan, savunma yükü çok yüksek olmasına rağmen
en hızlı kalkınan ülkeler arasındadır. Yine
İsrail, bölgenin savunma yükü en yüksek ve
kalkınma düzeyi en yüksek ülkesidir. Kuzey
Kore ise savunma yükü çok yüksek ve fakir
bir ülkedir. O halde savunma harcamalarının
optimal bir büyüklüğü vardır. Türkiye 1980-1996
yılları arasında en yüksek ortalama büyüme
rakamlarını elde etmiş ve dış ticaret, kişi
başına gelir gibi rakamlarda ilerleme sağlamıştır.
Bölgesel anlamda bakıldığında 1980 sonrası
dönemde Güneydoğu bölgesinde asker sayısındaki
artış, bu bölgede uygulamaya konulan korucu
uygulaması bölgenin gelir düzeyi ve harcama
kapasitesini artırmıştır. Toplam talepte meydana
gelen bu artış bölgedeki gelir düzeyini artırmıştır.
Bölgede kişi başına düşen gelir açısından
diğer bölgelerle olan gelir farkı azalmıştır.
Türk ordusunun bölgede bulunması bölgeye eğitim
ve sağlık alanında da pozitif dışsallıklar
sağlamıştır. Yine bölgede Türk ordusunun uzun
süre konuşlanması altyapı yatırımlarını hızlandırmış
ve bu altyapı hizmetleri sivil amaçlarla da
kullanılmaya başlanmıştır. Güneydoğu'da PKK
ile Türk ordusunun bu dönemde çatışmalara
girmesi ordunun daha dinamik hale gelmesini
sağlamıştır. Bu durum Yunanistan tarafından
Türk ordusu ile rekabet edilebilirlik özelliğini
yitirme olarak algılanmış ve önce Türkiye'ye
karşı yeni ittifaklar arama ve daha sonra
Türkiye ile çatışma yerine ortak hareket etme
yollarını aramaya itmiştir. Yunanistan'ın
Türkiye'nin AB üyeliği konusunda olumlu bakış
açısı bu dönemin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
Yine bu dönemde savunma sanayiinde büyük atılımlar
yapılmış bu yeni yatırımlar istihdamı arttırıcı
etkide bulunmuştur. Ayrıca savunma sanayi
genellikle daha yüksek teknolojiler kullanmaktadır.
Kullanılan yüksek teknolojiler ekonominin
diğer kesimlerine de pozitif dışsallıklar
sağlamaktadır. Bu yönüyle gelişen savunma
sanayii Türkiye'nin teknolojik gelişmesine
de yardım etmiştir.
Türkiye askeri güç açısından tüm Avrupa'da
belirgin bir üstünlüğe sahiptir ve son yıllarda
bu güç modern ekipmanlarla da desteklenmektedir.
Asker sayısının toplam işgücüne oranının %
3.6 gibi yüksek bir rakama ulaşmasına rağmen,
bu durum Türk ekonomisi açısından eksik istihdam
nedeniyle bir olumsuzluk oluşturmamıştır,
aksine işsizliği azaltıcı bir yönü vardır.
Yunanistan için bu gösterge % 5.1'dir ve ampirik
çalışmalar Yunanistan için yüksek asker sayısı/işgücü
oranının Yunanistan ekonomik büyümesini olumsuz
yönde etkilediğini göstermektedir (6). Türkiye
savunma harcamalarının Yunanistan'ın aksine
ekonomiye olumlu katkılar yapmasının nedenleri
aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
Ø Türkiye'de silahlı güç işgücünde bir açığa
neden olmamaktadır.
Ø Türkiye'de savunma harcamaları kendi içinde
sağlık (42 askeri hastane ve GATA) ve eğitim
(Askeri Liseler, Kara Harp Okulu, Askeri Harp
Akademileri) harcamalarını önemli ölçüde barındırmaktadır.
Ø Güneydoğu'da bulunan asker varlığı terörle
mücadele yanında o bölgede toplam talebi canlandırıcı
etkiye sahip olup bölgesel kalkınmaya yardımcı
olmuştur.
Savunma bütçesinin gelişimine baktığımızda,
(Tablo 2) savunma bütçesinin payı yıllar itibariyle
konsolide bütçe içerisinde azalış göstermektedir.
Bununla birlikte bazı savunma harcamalarının
bütçe dışında kalması (Savunma Sanayi Fonu)
ve faiz giderlerinin görünmemesi bütçe payını
olduğundan düşük göstermektedir. Savunma harcamalarına
NATO verileri ile baktığımızda bir artış söz
konusudur.
Tablo 2. Türkiye'de Savunma Harcamalarının
Konsolide Bütçe İçindeki
Payları (7)
|
Yıllar
|
Savunma Bütçesi/Konsolide Bütçe
|
|
1930
|
30,2
|
|
1950
|
27,0
|
|
1970
|
18,2
|
|
1990
|
17,9
|
|
1994
|
15,0
|
|
1998
|
10,4
|
|
1999
|
10,1
|
|
2000
|
9,5
|
|
2001
|
12,41
|
|
2002*
|
9,98
|
*2002 yılı bütçesi başlangıç ödenekleri
Sonuç olarak, Türkiye'nin terörle mücadelesinin
birtakım olumsuz etkileri olmasına rağmen
(hayvancılık ve tarım) ekonomik gerilemeye
neden olduğu tezi pek doğru değildir. Dünyada
başka ülkelerde yapılan ve Türkiye için de
yapılan ampirik bulgular savunma harcamalarının
her zaman negatif etkiye sahip olmayacağını
hatta pozitif etkiye sahip olacağını göstermiştir.
Savunma harcamaları ile eğitim ve sağlık arasında
bir trade-off olması çok çekici görünmesine
rağmen savunma harcamalarındaki azalışlar
eğitim ve sağlığa çoğu zaman gitmemektedir.
Güvenli bir ortam ekonomik kalkınma için ana
koşuldur, kendini güvenli hissetmeyen sermaye
yatırım yapmayacaktır. Güvenli ortamı sağlayan
savunma harcaması miktarı optimum savunma
harcamasıdır. Bunun altında kalan miktar ekonomiyi
olumsuz etkiler ve yine aşırı savunma harcaması
da ekonomik ve sosyal olumsuzluklar yaratır.
Türkiye için görünen odur ki yapılan savunma
harcamaları güvenli ortamı yaratacak düzeyde
olmuştur. Söz konusu dönemde yapılan harcamaların
ekonomiyi olumsuz etkilediği tezleri Türkiye'nin
ilgili dönemde büyümesinin göreli olarak yüksek
olduğu göz önüne alınırsa ampirik destek bulamamaktadır.
----------------------------------------------------------------------------------------------
1. NATO (2001) NATO Review, NATO, Brussels.
2. Sezgin, Selami (1997) "Country Survey
X: Defence Spending in Turkey," Defence
and Peace Economics, 8 (4), 381-409.
Sezgin, Selami. (2001) "An Empirical
Analysis of Turkey's Defence-Growth Relationship
with a Multi Equation Model (1956-1994),"
Defence and Peace Economics, 12 (1), 69-86.
3. Sezgin, Selami (2000) "The Defense-Growth
Relation: Evidence from Greece," in Jurgen
Brauer and Keith Hartley (eds.) The Economics
of Regional Security: NATO, the Mediterranean
and South Africa, Amsterdam, Harwood Academic
Publishers, 113-137.
4. USACDA (Arms Control and Disarmaments Agency
(1998) World Military Expenditures and Arms
Transfers, Washington.
5. NATO (2001) NATO Review, NATO, Brussels.
6. Sezgin, Selami. (2001) "An Empirical
Analysis of Turkey's Defence-Growth Relationship
with a Multi Equation Model (1956-1994),"
Defence and Peace Economics, 12 (1), 69-86.
7. Maliye Bakanlığı (1999) 2000 Yılı Bütçe
Gerekçesi, Ankara
Maliye Bakanlığı (2001) 2002 Yılı Bütçe Gerekçesi
, Ankara
Özmucur, S. (1997) Economics of Defense and
Peace Dividend in Turkey Bogaziçi University
Printhouse, İstanbul
Kaynaklar
Benoit, Emile, 1973. Defence and Economic
Growth in Developing Countries. Boston, MA:
D.C. Heath.
Benoit, Emile, 1978. 'Growth and Developing
Countries', Economic Development and Cultural
Change 26(2): 271-280.
Maliye Bakanlığı (1999) 2000 Yılı Bütçe Gerekçesi,
Ankara
Maliye Bakanlığı (2001) 2002 Yılı Bütçe Gerekçesi
, Ankara
NATO (2001) NATO Review, NATO, Brussels
Özmucur, S. (1997) Economics of Defense and
Peace Dividend in Turkey Bogaziçi University
Printhouse, İstanbul
Sezgin, S. (1997) "Country Survey X:
Defence Spending in Turkey," Defence
and Peace Economics, 8 (4), 381-409
Sezgin, S. (2000) "The Defense-Growth
Relation: Evidence from Greece," in Jurgen
Brauer and Keith Hartley (eds.) The Economics
of Regional Security: NATO, the Mediterranean
and South Africa, Amsterdam, Harwood Academic
Publishers, 113-137.
Sezgin, Selami. (2001) "An Empirical
Analysis of Turkey's Defence-Growth Relationship
with a Multi Equation Model (1956-1994),"
Defence and Peace Economics, 12 (1), 69-86
USACDA (Arms Control and Disarmaments Agency
(1998) World Military Expenditures and Arms
Transfers, Washington