YARATICILIĞIN EĞİTİMDEKİ YERİ
|
Tülay ÇELLEK
Yıldız Teknik Üniversitesi
Sanat ve Tasarım Fakültesi
|
Bu çalışmada sanatta yaratıcılığın etkileri üzerinde
durulurken yaratıcılığın bilim eğitiminde ve yaşamdaki
yeri de vurgulanmıştır. Yaratıcı etkinliğin evreleri açıklanmış,
Sanat Eğitimi çerçevesinde öğrencinin algı alanını genişletmek
için gereken etmenler üzerinde durulmuştur. Böylece yaratıcılığın
eğitimle geliştirilebileceği savı adına bu yazı hazırlanmıştır.
Eğitimin değiştirme işlevinin içeriği, beraberinde getirdikleri
sorgulandığında yaratıcılığın önemi ön plana çıkmaktadır.
Bu tavrın gereği, dünyanın değişiminde kendini gösterir.
Bireysel ayrıcalıkların, çevrenin, değişimin önem kazandığı
günümüzde eğitimdeki ezbere, yinelemeye yönelik sorunsalın
ciddi boyutlarda tartışmaya açılması hep, beraberinde
yaratıcılık olayını getirecektir. Yaratıcılığın ne sınırı,
ne de tatili vs. vardır. Bu nedenle eğitimin her alanı
için geçerlidir. Sanatta olduğu kadar bilimde, bilimde
olduğu kadar yaşamda da.. Bunlar hep birbiriyle ilintilidir.
Eğitimin ana karnından başlaması gerektiğini düşünürsek
aslında yaratıcılık okullardan önce başlıyor.
Çağımızın özelliği gereği toplumları, her alanda donanımlı
bireyler oluşturmalı artık. Bu nedenle ve yaratıcılık
bağlamında disiplinlerarası çalışmaların gerekliliğini
de göz önüne almalıyız. Farklı disiplinlerden bir araya
gelen bireyler sorgulayan, geniş açıdan düşünen insanlar
olacaklardır. Buna bir örnek Yale Üniversitesi'nde yaşanmıştır.
Yale Üniversitesindeki Tıp Fakültesi öğrencileri bir tanıyı
doğrulayan ayrıntıları sık sık gözden kaçırıyorlarmış.
Bu öğrencilere Güzel Sanatlar dersi verilmeye başlanmış.
Sonuçta bu dersi alan öğrencilerin tanı yetilerinin geliştiği
görülmüş (CBT). Bakmayı öğrenmek, ayrıntıda gezinmek algıyı,
duyuları geliştirdiği kadar zihni yetileri de olumlu etkiler.
İnsan salt mantıkla örüntülü değil, duyguyla da yüklüdür.
O halde Bilim Eğitiminin yanında Sanat Eğitimi de gereklidir.
Tabii sözlerimi Türkiye'deki eğitim anlayışı belirliyor
öncelikle. Türkiye'de çocuklar hep doktor olacaklardır.
Şimdilerde mühendislikte revaçta. Elektrik-elektronik,
bilgisayar gibi.. Bilgisayar konusunda haksız da değiller.
Oturduğunuz yerde dünyayı dolaşıyor, iş bitiriyorsunuz.
Ama önemli olan hangi amaçla o aletin karşısına oturduğunuzdur.
Sanatsal bağlamda da kullanıma açık.. Şunu da hemen vurgulamak
isterim ki Gordon'a göre "Bilim ve sanattaki yaratıcılık
eşdeğerdir ve aynı bilinçaltı süreçten yararlanırlar."
Sonuç olarak bireysel ayrıcalıklar çerçevesinde doğru
yerdeyseniz ve doğru yöntemlerle çalışıyorsanız sorun
yok demektir. Belki de sorun burada başlıyor. Başka bir
deyişle sorgulanması gereken bu. Beyinleri bloke etmeden
bireysel ayrıcalıklara ulaşmak ve gelişmeyi, geliştirmeyi
bu bağlamda yapmak, sanat ve bilim eğitiminde, yaşamın
içinde.
"Kim temelde öğretmense, öğrencileriyle ilgili bütün
her şeyi ciddiye alır, kendini bile, yetenekli olmak yetmez:
buna izin vermemizde istenir. Bilgi için bilgi - ahlakın
kurduğu son kapan: İnsan bir kez daha tümüyle bu kapana
kısılıyor" diyen F. Nietsche'de hak vermemek mümkün
değil. Geçmişi sorgulamak, geleceği sağlıklı kurabilmek
adına gereklidir. Ancak öncelikle eğitim sistemimizi sorgulamaya
geçmeden önce yaratıcılık üzerinde durmak doğru olacaktır.
Konuya bir örnekle girelim. Kassel Üniversitesi'nden Prof.
Bosh'a üniversiteye 25 öğrenci almasını söylemişler. Başvuru
400 kişi olmuş ve Bosh hepsini almış. İtiraz edilince
de "yeteneksiz insan yoktur, farklı yeteneklerde
insan vardır" demiş. Tüm eğitimcilerin bu ayrıcalığı
bilmeleri gerekir. Seçme, yorumlama ve yenileme çerçevesinde
öğrenci bir kavramı, bir duyguyu, düşünceyi, bir algıyı
kendi seçtiği malzemeyle gerçekleştirir. Ama bu seçim
eğitimci tarafından yadsınırsa öğrenci kişiliği de yadsınmıştır
demektir. Ortak çalışmanın boyutu çok önemlidir. Ancak
kişiliği, beğeni zorlamasına taşımamalıdır. İşte böyle
bakmak gerekir eğitimdeki yaratıcılık tanımlamasına.
Yaratıcılık, içeriğinde bireysel özgürlüğün egemen olduğu
kişilik yapısı, entelektüel birikimi, yaşamı algılama
ve aktarma yetisi ve sezgisi taşır.
Yaratıcılık, geçmişten gelen birikimin, deneyimin, kavram
ve olayların yeniden sentezlenip farklı ilişkilendirmelerde
bulunarak yeni fikirlerle bilginin yeniden üretilmesinde
ya da özgün yapıtların oluşmasında rol oynar. Yaratıcılığın
özünde bir sorunu analiz ve sentezlemede orijinallik ve
yenilik vardır. Kısaca, bilinen düşünce, fikir ve etkileşimleri
farklılaştırmayı amaçlamaktadır. Yaratıcılık, farklı anlatım
şekilleri bulmaktır. Yaratıcılık olgusu, temelde günlük
yaşamda bir sorunu işleme ya da ortaya bir sorun koyarak
çözümüne yönelmedeki ayrıcalığı ile çalışmayı özgün yapabilmektir.
Yaratıcılık, gerçekliğe farklı yenilik katmadır. Bunun
sanat eğitiminde ki uzantısına "görmek yaratmanın
başlangıcıdır" diyen Matisse'i örneklemek gerekir.
"Yaptığımızı öğreniriz" diyen John Dewey ve
"ortam mesajdır" diyen Marshall Mcluhan'dan
çıkışla eğitimin pratiği, alanların kendi diliyle gerçekleştirilirken
yaratıcılık bağlamında diğer disiplinlerle de ilişki kurulması
sağlanmalıdır. Bu nedenle çıkış noktası sayılacak ilkeler
şunlardır:
o Aktif eleştiri
o İlişki kurma
o Bağımsız yargılama
o Duyguyu katma
o Yanıta farklı, çeşitli yollardan gitme
o Yeni anlamlar üretme, çıkartma
o Deneme, yanılma
o Kendine yeterli olma
o Açık fikirlilik
o Esneklik
o Yaratıcılık
o Merak
o Araştırma vs.
Yaratıcı düşünür, yeni alanları araştıran, yeni gözlemler
yapan, yeni çıkarımlar oluşturan ve yeni kestirmelerde
bulunan bireydir. Eğitimin hedefi, öğrencilere engellerden,
isteklerinin tatminine kadar ortaya çıkan problemlerin
nasıl çözüleceğini öğretmek olmalıdır. Yaşam yaratıcılıkların
sonucu değişmiştir, değişecektir de. Bu nedenle öğretmenlerin
yaratıcılığın gelişmesine yaptıkları her türlü katkı,
yalnız bireylerin kendisine değil, topluma da yararlı
olacaktır.
Osborn (1953) a göre;
o Yaratıcılık üzerine olumsuz etkiler öğretmenin kendisi
tarafından da yaratılabilir. Çok katılık bunu engelleyebilir.
Esneklik gereklidir.
o Öğrenci hedefe farklı yollardan varmayı denemeli ve
buna teşvik edilmelidir.
o Öğretmen doğru yanıtları söylemek yerine onu düşünmeye
sevk ederek yaratıcı proseslerin gelişmesini sağlamalıdır.
Gallagher yaptığı bir araştırmada şunları saptamıştır:
o Yüksek yaratıcılık + yüksek zeka
o Yüksek yaratıcılık + düşük zeka
o Düşük yaratıcılık + yüksek zeka
o Düşük yaratıcılık + düşük zeka ( 1966 - Gallagher )
Wallas (1921 ) ise zihinsel faaliyetleri şu sırada ele
almıştır:
- Hazırlık
- Kuluçka-oluşma
- Aydınlanma-esinlenme
- İspat-doğrulama
Hazırlık Evresi: Yaratıcı bireyin söz konusu sorunu yeni
baştan ele alması bunu kendine mal etmesi gerekir. Sorunu
bölümler, yan ve alt sorunlar olarak ayrımlar. Yaratıcılık,
sorunun tam olarak açıklığa ulaşması sonucunda gerçekleşebilir.
Bu nedenle sorunun açıklığa kavuşması, anlaşılır duruma
gelmesi, "sorununun anlaşılması çözümün yarısıdır"
sözünü doğrular niteliktedir.
Oluşma Evresi: hazırlık evresinin sonunda "oluşma"
adı verilen bu evre, yapıtın (sorunun) ana çizgilerinin
saptanmasına olanak sağlar. Yaratıcı birey, bu aşamada
sorunun içine iyice girmiştir. Sonucun tohumları, sorusal
ve toplumsal biçimdedir. Yaratıcıların buluştan önce,
düşünsel çağrışımlar ve benzetmeler yapabilirler, hatta
rüya bile görürler. Düşünceler birleştirilir-ayrıştırılır,
bilinç devrededir.
Esinlenme Evresi: Beklenmeyen ya da tutarsız bir anda,
çözümün belirlenmesi evresidir. Yaratıcı sorunu yaşamın
her evresine taşır. Esinlenme, araştırmanın sonunu getirebildiği
gibi, bir alt sorunu buldurabilir ya da bir çözüm yöntemini
belirleyebilir.
Doğrulama Evresi: Bulunan çözümün kabul edilmiş ölçütlere
uygun olduğunu doğrulamak gerekir. Picasso der ki "başta
bulur sonra ararım".
Bu evrede yapıt çeşitli yönlerden eleştirilir ve son
şekli verilir. Böylece başkalarının yaptığına benzemeyen,
özgün bir yapıt ortaya çıkar.
Yaratıcı bireyin psikolojik özelliklerinin bilinmesi,
onun eğitimi ve yaratıcılığın fonksiyonlarının tanınması
yönünden son derece önemlidir. Akıl kadar yaratıcılık
da doğal ya da sosyal ortamın bize sunduğu soruları çözümlememizi
kolaylaştırır.
o Yaratıcılıkları yüksek olan bireylerin tipik özellikleri:
- Olup bitenleri takip ederler, bilirler-meraklıdırlar.
- Temel sorunlar onları ilgilendirir.
- Konuşmaları akıcıdır, düşünceleri yeni baştan biçimlendirmek
onlar için kolay olmaktadır.
- Kişilikleri gelişmiştir-bağımsızdır.
- Enerjik insanlardır.
- Mizahı kuvvetli olur.
- İçe dönük olabilirler vs.
Şurası bir gerçek ki yaratıcılık eğitim ile geliştirilebilir.
o Yaratıcılığın Koşulu:
- Çalışmak
- Deneyim
- Gözlem
- Araştırma
- Algı
Yaratıcılık bağlamında bir alanda öğretilenlerin diğer
alanlarla ilişkilendirilmesi öğrenciye zenginlik katacaktır.
Bu nedenle başka alanlardan beslenme gerekir. Tüm bunların
yerini bulması ve değerlendirilmesi de öğrenciyi araştırmaya
yöneltme ve daha çok seçenek sunmalarını sağlamakla olur.
Çok konu yerine yeterli konu ve bunun araştırılması, fazla
olasılık ve seçeneklerin olmasına dikkat edilmesi, yönlendirilmesi
söz konusudur, müdahale değil. Sınırları zorlamak alışkanlıkları
sorgulamak... İşte Sanat Eğitimi budur bir anlamda. W.
Bernbach, "yaratıcılık bir disiplin sorunudur"
der, evet Sanat Eğitimi bir disiplin eğitimidir. Öğrenciyi
çalışma tarzında özgür bırakmak ama çalışmasından disiplin
istemek. Ancak bu disiplinle düşünsel derinlik ve estetik
problemlerde tasarımlar yaratılabilir. Yaratıcılık disiplinle
örtüşür. Yönetmen L. Ernst, "yaratıcılığın daha önce
hiç bir araya gelmemiş iki kavram ya da nesneyi orijinal
bir bileşim oluşturan üçüncü bir kavram ya da nesneye
dönüştürme becerisi olduğunu" belirtmiştir. Yaratıcı
bireyler özgürlüğüne düşkündür, yetilerini alışılmadık
biçimde deneyimleyerek farklı şekilde aktarırlar. Yaratıcı
birey bilgiyle donatılmalıdır. Oregon Üniversitesinden
J. D. Ewan en fazla kaynaktan yararlananın en yaratıcı
olduğunu iddia eder. Sentezleme ve analizi çok iyi kotaranlar
daha yaratıcı bireylerdir. Yaratıcılar, olanakları zorlar.
Özünde farklılık yatar. Önceden birbiriyle ilişkisi olmayan
kavram ve görsel unsurlar arasında bağlantılar kurma yeteneğidir
yaratıcılık. Tabii hayal gücü olmadan da düşünce üretilemez.
Yaratıcı insan okuyan, gözlemleyen, dinleyen ve araştıran
bireydir.
Yaratıcılık, öğrenciyi salt gördüğünü yineleyen, öğretmen
kimliğine büründüren tarzdan kurtulması, beyinsel faaliyetlerini,
sezgilerini, duygularını, kendi kişiliği doğrultusunda
kullanması demektir. Hayal eğitimi de gereklidir. Öğretmenin
tahtada gösterdiğini yineleme değil. Ondan da önemlisi
öğretmen kişiliğinin öğrencide devam ettirilmesi hiç değildir.
Eğitimde çıkış öğrenci kişiliğinden yapılmalı ki sağlıklı
ilerleme kaydedilsin.
"Yaşam sevgisinin içinde yaratıcılık vardır."
(E. Fromm) Tüm bunlar, yani yaratmak fark etmekten geçiyor.
Algının önemi burada başlıyor işte. Yeşili görmek, kuş
sesini duymak, mavinin sonsuzluğunda hayallenmek, her
gün gördüğümüze farklı bakmak, eleştirel olmak, yanımızdan
geçip giden güzelliği ya da kötülüğü fark etmek ve sevgiyle
örüntülenen yaratıcılık gibi... Böyle yaşamak daha anlamlı
olsa gerek...
İletişim yaşantımızı etkileyen en önemli özelliktir.
Sanat da bir şekilde iletişim serüveninin içinde yer alır.
Eğitimin bu bağlamda payı çok büyüktür ve sanatla eğitim
arasında bir ilişki vardır. Sanatı kavramak, sanat eserinde
iletilmek, duygu ve düşünceyi anlatmak da bir sanat kültürünü
gerektirir. Sanat insanın özsel güçlerinin dışa vurumudur
ve gelişmeyi sağlar. İnsanın en önemli özelliği öğrenmek
ve bunu deneyimlerinde kullanarak gelişmektir. Bir yapıt
oluşturmak ben varımın doğumunu müjdelemektir. Ölümsüzlük
isteminin mirasıdır sanat...
Sanat Eğitiminin nüvesi araştırmaya dayandırılmalıdır.
Çünkü, çok araştırma yapanların, daha az araştırma yapanlara
göre yaratıcılıkları daha çok gelişir. Burada öğretmene
düşen görevlerden biri de öğrenciye kendini eğitme olanağı
tanımak, oto kontrolünü sağlamasına fırsat vermektir.
Öğrenciye eğitimde kazandırılacak yaratıcılık, yaşantısı
boyunca her alanda kullanacakları bir süreç, bir düşünü
tavrı olacaktır. Bu arada sanat kadar bilimle, bilim kadar
sanatla da ilgilenmek bilmek-hissetmek, mantık-sezgi arasında
gidip gelmeler yaşamı daha da hareketlendirecek ve zenginleştirecektir.
Yaratıcılığı geliştirilmiş insan diğerlerinden farklıdır;
her anlamda beklentileri, yaptıkları ve düşünü sistemiyle.
Bu nedenle eğitimin içinde yaratıcılık boyutunun yer alması
güzel bir dünyanın temeli olması açısından önemlidir.
Değiştirmenin özü yaratıcılıktan geçer. Çünkü insanın
doğasında seçmek, beğenmemek, daha iyiyi istemek vardır.
Eğitimle bunlar bilinçlenecek ve yükselecektir. Bazı alışkanlıkların
değişimi böyle gerçekleştirilir. Bu nedenle öğrenciler
cesaretlendirilmelidir. Yaratıcılığın reçetesi yoktur,
bireye göre değişir. Ama bu, öncelikle öğrenciyi ayrı
bir kişilik olarak kabul etmekle olur. "Sanat Eğitimi
öğrencinin algı alanının genişlemesine, sözlü iletişimin
yanında sanatsal bağlamda farklı bir alanda iletişimin
gerçekleşmesine, kişisel gerginliklerin azalmasına, ilgi
ve merakın yoğunlaşmasına ve teknik becerinin gelişmesine
neden olur". (B. Doruk) Önemli olan öğrencinin çevreyi
gözlemleyip tepki göstermesi, ayırt etmeyi ve yargılamayı
öğrenmesidir. Bakmak ama eleştirel, mesele buradadır işte.
Alfabenin ABC'si gibi.. Bunlar öğrencinin görsel, sessel,
devinimsel ifade gücünü artıracaktır. "Görsel dilin
gelişmesi, görsel düşüncenin de gelişmesini beraberinde
getirecektir." (N. Knopler) Öğrenme tarzı, zihinsel
yeti ve duyuşsal alandaki ilgi, beceri ve değerlere ilişkin
davranışları değiştirecek ve dengeli bir şekilde geliştirecektir.
Başlamak gözlemlemekle olur ve uygulama, analiz, sentez,
değerlendirme Sanat Eğitiminin bileşenleridir. Yaratma;
gözlem, bilgi, ilke, deney, merak, araştırmayla gerçekleştirilir.
Bu bağlamda parçaları birleştirerek bütün oluşturmak;
böylece bütünlük içinde çeşitlilik sağlamaktır. Tabii
örneklerle de eğitimi zenginleştirmek gerekir; sanatçı
ve öğrenci çalışmalarıyla.
Tekrar tanımlar yapılırken yeni ilişkilendirmeler ve
değerlendirmeler yapmak lazımdır. Tabii böyle bir amaca
erişebilmek için bu tarz bir eğitime çok küçük yaşlarda
başlamak gerekir. Sonuçta öğretme, öğrenmeye dönüştürülmelidir.
Bunun içinde öğretim elemanının hümanist, kuramcı ve uygulamacı
olması gerekir. Kitle değil birey olmak felsefesiyle yaşamak
ve yaşatmak eğitim amaçlarının başında gelir. İngiltere'de
böyle bir deneysellik yaşanmaktadır. Öğretmen başrolde
değil öğrenciler arası ilişkide yer alan ve belki de biraz
organizeyi yönlendiren konumdadır.
Yaratmak için duyumsamak gerek. Duyu ve duyguları ses,
devinim, çizgi, renk, yazı vs. ile başkalarına ulaştırmak
olan Sanat Eğitimi, yönlendirme ve bilgilendirme bağlamında
gereklidir. Sanat, yaşamı değiştirmek adına yeniden tanımlarken
yeniyi keşfetmektir. Bu arada duygular eğitilirken zihne
dayalı yetiler de gelişir. Bu da bu alanda edindiklerimizin
başka alanlarda da kullanılabileceğini gösterir. Sanat
eğitimi; bireyin duygu, düşünce ve izlenimlerini anlatabilme
yetenek ve yaratıcılığını estetik bir düzeye ulaştırma
amacıyla yapılan bir etkinliktir. Bir kültürel yoğunluktur.
Ama şunu da hiçbir zaman unutmamak gerekir Sanat Eğitimi
bireyseldir. Bireyin yaratıcı güç ve yetisini eğitmek,
yaşamına aktarmasına olanak tanımak için vardır. Seçmek,
paylaşmak, gelişmek için Sanat Eğitimi vardır. Sanat Eğitimi
analiz ve sentezi öğreterek yaratıcılığı geliştirir. Öğrencinin
yaşamı sorgulamasını ve toplumda birey olarak yerini almasını
sağlar. Hayal gücünü çalıştırır. İçsel gücü, enerjiyi,
duyguyu, duyumu, algıyı yaratıcı çabayla dışa çıkmasını,
tercih edilen malzemeyle şekillendirmelerine nedendir.
Sanat bir iletişim aracıdır. Ayrıca geçmişi günümüze
taşırken, geleceğimizi de yapılandırır. Tüm bunlar eğitim
çerçevesinde hükmetmek yerine demokratik unsurları yerleştirmek,
öğrenciye salt kuru bilgi aktarımı yerine kişiliğine uygun
gelişimi sağlama olanağı vermekle olur. Yaratma öğrencinin
kişiliğiyle ilgilidir. Sanat Eğitimi, öğrenciyi çok yönlü
düşünen ve araştıran, başkalarının düşüncesini kesin kabul
etmeyen, kuşku duyan, duyuran nitelikte gerçekleştirilmelidir.
Bir ülkenin gelişimi basmakalıp yinelemelerin yaşama geçirildiği
eğitim tarzıyla değil, ütopyaların arkasında durmak, hayal
gücünü zorlamak, orijinaliteyi yakalamakla olur. Bu da
eğitimde yaratıcılığın ön plana alınmasıyla gerçekleşir.
Herkesin ilgi alanı gibi yaratı alanı da farklıdır ve
yaratıcılığa giden yol gereksinmeden, duyarlılıktan geçer.
Yeni yöntemler sınanırken doldurma yerine ilgi ve kapasite
farklılıkları hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Öğretim
elemanı bunu hep canlı tutmalıdır. Yaşamın getirileri
ve sorunları yaratıcı süreçle çözümlenebilir. Bu Bilim
Eğitiminde de böyledir, Sanat Eğitiminde de ve yaşamın
içinde de. Bu bağlamda Sanat Eğitimi okullarımızın ilkinden
sonuna kadar verilmelidir. Ama bizdeki tarza bakınca eleştirilecek
çok şeyin de olduğunu unutmamalıdır. Türk geni ve geleneği
taşıyan öğrencinin değişimini sağlamak özel çabalar gerektiriyor.
Ayrıca tek öğretmenin değil bütünlük içinde herkesin böyle
bir tarza yaklaşması gereklidir. Yani öğrenci kadar eğitimci
de önemlidir.
Eğitimin tanımlarına şöyle bir bakalım;
o Eğitim, toplum içindeki bireylerin yaşam içindeki yerlerini
almalarını sağlamaya yöneliktir, bireyin davranışlarında
kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik değişme
meydana getirme sürecidir. (Başaran)
o Eğitim, doğaya göre insan yetiştirmektir. J.J. Rousseau
o Eğitim, bedene ve ruha yetenekli olduğu güzelliği vermektir.
Eflatun
Buradan hareketle sanat eğitimine değinelim.
o Sanat Eğitimi, ise yönlendirme ve bilgilendirmedir.
o Sanat Eğitimi deyince, salt görsel ve plastik alandaki
eğitim değil, tüm ifade tarzlarını kapsayan bir eğitim
anlaşılmalıdır. Bilinç, zeka, yargılama ve usa vurma güçlerinin
aslında zekaya dayalı tüm duyumların ve duyguların eğitimidir.
Bireyin yaşamdan edindiği algılar ve bunlara ait imgeler
yanında içten gelen seziler yaratmanın bileşenleridir.
Bunlarda bir tür anlatım biçimi, dili olup, sanat etkinliğinin
temel öğelerindendir ve bunlarda eğitilebilirler. Eğitimin
genel amacı, her bireyde kişiliğin gelişmesine yardımcı
olmaktır. Bunu gerçekleştirmek için de sanat eğitimi,
eğitim şarttır.
o Sanat Eğitiminin Amaçları (Read)
- Tüm algı ve duyum tarzlarının doğal
yoğunluk ve yeğinliğini korumak,
- Bu çeşitli algı ve duyum tarzlarının birbiriyle ve çevresiyle
bağlantısında uyum sağlamak,
- Duyguların anlaşılabilir, paylaşılabilir biçimde anlatımı,
- Zihinsel yaşantıların anlaşılabilir biçimde anlatımı
(düşünce, duygu, duyum, sezgi) Bunların eğitilmesi kişiliğin
gelişmesine neden olacaktır.
- Sanat eğitiminin amacı daha çok "iyi sanat eseri"
yaratılması değil, daha iyi insanlar ve daha iyi toplumlar
yaratılmasıdır.
Bilimsel eğitimin yanında sanatsal eğitimin gerçekleştirilmesi
bireyin, zihinsel yetilerinin, düşüncenin, zekanın gelişmesine
neden olmuştur. Sanat eğitiminde sezgi kadar algı da önemlidir.
* Algı, daha iyi görmek, çok iyi ayrımsamalar yapmak
ve eşyalar arasında bağlar kurmak yeteneğidir. Bir ayırt
etme olayıdır.
Öğrencinin Algı Alanını Genişletmede Sanatın Fonksiyonu
* Sanat yoluyla bir kimse, objeleri daha açık olarak
görmeye, bunları sanatçının gözleriyle görmeye ve bu şekilde
başka bir yolda elde edemeyeceği bir algı tipini geliştirmeye
gücü yeter. Hem sanat üretimi ve hem de sanat eleştirisi
algıyı genişletebilir.
* Sanat için önerilen ikinci fonksiyon, sözlü iletişim
ortamına ek olarak diğer bir iletişim ortamı sağlayarak
fikir ve hislerin açıklığa kavuşturulmasıdır. Yazma ve
konuşmadan daha etkili olarak sanat formlarıyla iletişmeyi
ve meramını anlatmayı yararlı bulan birçok öğrenci vardır.
Onlar için bu yol, sanatın önemli eğitimsel fonksiyonudur.
* Diğer bir fonksiyon da kişisel bütünleşmesidir. Bu,
sanatın bazen sembolik ifadeler aracılığıyla gerilimleri
azaltması yönündeki katkısıdır.
* İlgi ya da merakların geliştirilmesidir. Estetik değerler,
hem öğrenciler için ilginç nitelikler olarak ve hem de
çok önemli yaşam değerlerinin ifade edilişi olarak önem
taşır.
* Teknik becerilerin geliştirilmesi, resim ya da çizimde
müzikte ya da diğer bir güzel sanat dalında beceri kazanma
aracı olmasıdır.
* Yaratıcı bir tasarımcı için en önemli araç, hayal gücünün
gelişmesine katkıda bulunan görsel hafızadır.
* Görsel imaj toplamanın ve algılamayı bilinçli hale
getirmenin en kolay yolu görsel not tutma ve bir eskiz
defterinde bunların zengin bir koleksiyonunu oluşturmadır.
* Görsel not alma, bireye gördüğünü düşündürme alışkanlığı
da kazandırır.
Başarılı bir kompozisyon, görsel eğitim sonucu gerçekleşecektir.
Bilim ve sanat iş birliği yapmak zorundadır. Her ikisinin
amacı yaşama hizmet etmek ve yeniyi keşfetmektir. Sadece
dilleri ayrı, amaçlar aynıdır.
o İnsanlar güzel+iyi ideali yönünde eğitilmelidir.
o Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri
kopmuş demektir. (16-03-1923/ Adana, Atatürk'ün Söylev
ve demeçleri Cilt:2) M. K. Atatürk
o Bir ulus sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata
sahip olamaz. (1923) M. K. Atatürk
--------------------------------------------------------------------------------------
KAYNAKLAR
-
YAVUZ, H.S. Yaratıcılık-BÜ yay.
1994
-
BÜYÜKİŞLEYEN, Z. Sanat Eğitimi-Meteksan
yay. 1977
-
BECER, E. İletişim ve Grafik Tasarım-Dost
Kitapevi 1997
-
NİETZSCHE, F. İyinin ve Kötünün
Ötesinde Bir Gelecek Felsefesini Açış-Ara yay. 1990
-
GÜNDÜZ, V. Cehenneme Övgü Gündelik
Hayatta Totalitarizm-Ayrıntı yay.1996
-
FROMM, E.Sevgi ve Şiddetin Kaynağı-Payel
yay.1979
-
ERBİL, H. Sanat Felsefesi Tartışmaları-Ekin
yay. 1990
-
DENEL, B. Temel Tasarım ve Yaratıcılık-ODTÜ
-
ERBAY, M. Yükseköğretim Düzeyinde
Sanat Eğitimi Programlarının Uluslararası Bağlamda İncelenmesi-Sanatta
Yeterlik Tezi 1995
-
ÇELLEK, T. Ortaöğretimde Görsel
Sanat Eğitimi Konusunda Yapılan Çalışmaların Analiz ve
Yorumu-Yüksek Lisans Tezi 1991
-
DORUK, B. Temel Dizayn-Öğretim Programını
geliştirme Üzerine Bir Çalışma/İTÜ
-
COUDWELL, C Yanılsama ve Gerçeklik
Pavel yay. , 1974
-
BERGER, J ., Görme Biçimleri Metis
yay.1986
-
İTÜ Bülten Tasarlama Eğitimi 1 -
2 , 1985
-
BAŞARAN İ.E., Eğitim Yönetimi Kadıoğlu
Matbaa 1983
-
BAŞARAN İ.E., Eğitime Giriş Sevinç
Matbaa 1973
-
READ H. Sanatın Anlamı İş Bank yay.
1974
-
FİSHCHER, E.,Sanatın Gerekliliği
Kuzey Yay. 1985
-
VELİOĞLU S. İnsan ve Yaratma Edimi
İş Bakası Yay. 2000
-
ROUQUETTE M.L Yaratıcılık. İletişim
Yay. 1992
-
May R. Yaratma Cesareti Metis Yay.
-
SUNGUR N. Yaratıcı Düşünce Özgür
Yay.
-
SAN İ. Sanatsal Yaratma Çocukta
Yaratıcılık İş Bankası Yay.
|
www.stradigma.com aylık strateji
ve analiz e-dergisi |