 |
|
Ekim 2003 | Sayı 9
|
| |
|
ISSN: 1303 - 9814
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|
|
YARATICILIĞIN EĞİTİMDEKİ YERİ
|
Tülay ÇELLEK
Yıldız Teknik Üniversitesi
Sanat ve Tasarım Fakültesi
|
Bu çalışmada sanatta yaratıcılığın etkileri
üzerinde durulurken yaratıcılığın bilim eğitiminde
ve yaşamdaki yeri de vurgulanmıştır. Yaratıcı
etkinliğin evreleri açıklanmış, Sanat Eğitimi
çerçevesinde öğrencinin algı alanını genişletmek
için gereken etmenler üzerinde durulmuştur.
Böylece yaratıcılığın eğitimle geliştirilebileceği
savı adına bu yazı hazırlanmıştır.
Eğitimin değiştirme işlevinin içeriği, beraberinde
getirdikleri sorgulandığında yaratıcılığın
önemi ön plana çıkmaktadır. Bu tavrın gereği,
dünyanın değişiminde kendini gösterir. Bireysel
ayrıcalıkların, çevrenin, değişimin önem kazandığı
günümüzde eğitimdeki ezbere, yinelemeye yönelik
sorunsalın ciddi boyutlarda tartışmaya açılması
hep, beraberinde yaratıcılık olayını getirecektir.
Yaratıcılığın ne sınırı, ne de tatili vs.
vardır. Bu nedenle eğitimin her alanı için
geçerlidir. Sanatta olduğu kadar bilimde,
bilimde olduğu kadar yaşamda da.. Bunlar hep
birbiriyle ilintilidir. Eğitimin ana karnından
başlaması gerektiğini düşünürsek aslında yaratıcılık
okullardan önce başlıyor.
Çağımızın özelliği gereği toplumları, her
alanda donanımlı bireyler oluşturmalı artık.
Bu nedenle ve yaratıcılık bağlamında disiplinlerarası
çalışmaların gerekliliğini de göz önüne almalıyız.
Farklı disiplinlerden bir araya gelen bireyler
sorgulayan, geniş açıdan düşünen insanlar
olacaklardır. Buna bir örnek Yale Üniversitesi'nde
yaşanmıştır. Yale Üniversitesindeki Tıp Fakültesi
öğrencileri bir tanıyı doğrulayan ayrıntıları
sık sık gözden kaçırıyorlarmış. Bu öğrencilere
Güzel Sanatlar dersi verilmeye başlanmış.
Sonuçta bu dersi alan öğrencilerin tanı yetilerinin
geliştiği görülmüş (CBT). Bakmayı öğrenmek,
ayrıntıda gezinmek algıyı, duyuları geliştirdiği
kadar zihni yetileri de olumlu etkiler. İnsan
salt mantıkla örüntülü değil, duyguyla da
yüklüdür. O halde Bilim Eğitiminin yanında
Sanat Eğitimi de gereklidir. Tabii sözlerimi
Türkiye'deki eğitim anlayışı belirliyor öncelikle.
Türkiye'de çocuklar hep doktor olacaklardır.
Şimdilerde mühendislikte revaçta. Elektrik-elektronik,
bilgisayar gibi.. Bilgisayar konusunda haksız
da değiller. Oturduğunuz yerde dünyayı dolaşıyor,
iş bitiriyorsunuz. Ama önemli olan hangi amaçla
o aletin karşısına oturduğunuzdur. Sanatsal
bağlamda da kullanıma açık.. Şunu da hemen
vurgulamak isterim ki Gordon'a göre "Bilim
ve sanattaki yaratıcılık eşdeğerdir ve aynı
bilinçaltı süreçten yararlanırlar." Sonuç
olarak bireysel ayrıcalıklar çerçevesinde
doğru yerdeyseniz ve doğru yöntemlerle çalışıyorsanız
sorun yok demektir. Belki de sorun burada
başlıyor. Başka bir deyişle sorgulanması gereken
bu. Beyinleri bloke etmeden bireysel ayrıcalıklara
ulaşmak ve gelişmeyi, geliştirmeyi bu bağlamda
yapmak, sanat ve bilim eğitiminde, yaşamın
içinde.
"Kim temelde öğretmense, öğrencileriyle
ilgili bütün her şeyi ciddiye alır, kendini
bile, yetenekli olmak yetmez: buna izin vermemizde
istenir. Bilgi için bilgi - ahlakın kurduğu
son kapan: İnsan bir kez daha tümüyle bu kapana
kısılıyor" diyen F. Nietsche'de hak vermemek
mümkün değil. Geçmişi sorgulamak, geleceği
sağlıklı kurabilmek adına gereklidir. Ancak
öncelikle eğitim sistemimizi sorgulamaya geçmeden
önce yaratıcılık üzerinde durmak doğru olacaktır.
Konuya bir örnekle girelim. Kassel Üniversitesi'nden
Prof. Bosh'a üniversiteye 25 öğrenci almasını
söylemişler. Başvuru 400 kişi olmuş ve Bosh
hepsini almış. İtiraz edilince de "yeteneksiz
insan yoktur, farklı yeteneklerde insan vardır"
demiş. Tüm eğitimcilerin bu ayrıcalığı bilmeleri
gerekir. Seçme, yorumlama ve yenileme çerçevesinde
öğrenci bir kavramı, bir duyguyu, düşünceyi,
bir algıyı kendi seçtiği malzemeyle gerçekleştirir.
Ama bu seçim eğitimci tarafından yadsınırsa
öğrenci kişiliği de yadsınmıştır demektir.
Ortak çalışmanın boyutu çok önemlidir. Ancak
kişiliği, beğeni zorlamasına taşımamalıdır.
İşte böyle bakmak gerekir eğitimdeki yaratıcılık
tanımlamasına.
Yaratıcılık, içeriğinde bireysel özgürlüğün
egemen olduğu kişilik yapısı, entelektüel
birikimi, yaşamı algılama ve aktarma yetisi
ve sezgisi taşır.
Yaratıcılık, geçmişten gelen birikimin, deneyimin,
kavram ve olayların yeniden sentezlenip farklı
ilişkilendirmelerde bulunarak yeni fikirlerle
bilginin yeniden üretilmesinde ya da özgün
yapıtların oluşmasında rol oynar. Yaratıcılığın
özünde bir sorunu analiz ve sentezlemede orijinallik
ve yenilik vardır. Kısaca, bilinen düşünce,
fikir ve etkileşimleri farklılaştırmayı amaçlamaktadır.
Yaratıcılık, farklı anlatım şekilleri bulmaktır.
Yaratıcılık olgusu, temelde günlük yaşamda
bir sorunu işleme ya da ortaya bir sorun koyarak
çözümüne yönelmedeki ayrıcalığı ile çalışmayı
özgün yapabilmektir.
Yaratıcılık, gerçekliğe farklı yenilik katmadır.
Bunun sanat eğitiminde ki uzantısına "görmek
yaratmanın başlangıcıdır" diyen Matisse'i
örneklemek gerekir.
"Yaptığımızı öğreniriz" diyen John
Dewey ve "ortam mesajdır" diyen
Marshall Mcluhan'dan çıkışla eğitimin pratiği,
alanların kendi diliyle gerçekleştirilirken
yaratıcılık bağlamında diğer disiplinlerle
de ilişki kurulması sağlanmalıdır. Bu nedenle
çıkış noktası sayılacak ilkeler şunlardır:
o Aktif eleştiri
o İlişki kurma
o Bağımsız yargılama
o Duyguyu katma
o Yanıta farklı, çeşitli yollardan gitme
o Yeni anlamlar üretme, çıkartma
o Deneme, yanılma
o Kendine yeterli olma
o Açık fikirlilik
o Esneklik
o Yaratıcılık
o Merak
o Araştırma vs.
Yaratıcı düşünür, yeni alanları araştıran,
yeni gözlemler yapan, yeni çıkarımlar oluşturan
ve yeni kestirmelerde bulunan bireydir. Eğitimin
hedefi, öğrencilere engellerden, isteklerinin
tatminine kadar ortaya çıkan problemlerin
nasıl çözüleceğini öğretmek olmalıdır. Yaşam
yaratıcılıkların sonucu değişmiştir, değişecektir
de. Bu nedenle öğretmenlerin yaratıcılığın
gelişmesine yaptıkları her türlü katkı, yalnız
bireylerin kendisine değil, topluma da yararlı
olacaktır.
Osborn (1953) a göre;
o Yaratıcılık üzerine olumsuz etkiler öğretmenin
kendisi tarafından da yaratılabilir. Çok katılık
bunu engelleyebilir. Esneklik gereklidir.
o Öğrenci hedefe farklı yollardan varmayı
denemeli ve buna teşvik edilmelidir.
o Öğretmen doğru yanıtları söylemek yerine
onu düşünmeye sevk ederek yaratıcı proseslerin
gelişmesini sağlamalıdır.
Gallagher yaptığı bir araştırmada şunları
saptamıştır:
o Yüksek yaratıcılık + yüksek zeka
o Yüksek yaratıcılık + düşük zeka
o Düşük yaratıcılık + yüksek zeka
o Düşük yaratıcılık + düşük zeka ( 1966 -
Gallagher )
Wallas (1921 ) ise zihinsel faaliyetleri
şu sırada ele almıştır:
- Hazırlık
- Kuluçka-oluşma
- Aydınlanma-esinlenme
- İspat-doğrulama
Hazırlık Evresi: Yaratıcı bireyin söz konusu
sorunu yeni baştan ele alması bunu kendine
mal etmesi gerekir. Sorunu bölümler, yan ve
alt sorunlar olarak ayrımlar. Yaratıcılık,
sorunun tam olarak açıklığa ulaşması sonucunda
gerçekleşebilir. Bu nedenle sorunun açıklığa
kavuşması, anlaşılır duruma gelmesi, "sorununun
anlaşılması çözümün yarısıdır" sözünü
doğrular niteliktedir.
Oluşma Evresi: hazırlık evresinin sonunda
"oluşma" adı verilen bu evre, yapıtın
(sorunun) ana çizgilerinin saptanmasına olanak
sağlar. Yaratıcı birey, bu aşamada sorunun
içine iyice girmiştir. Sonucun tohumları,
sorusal ve toplumsal biçimdedir. Yaratıcıların
buluştan önce, düşünsel çağrışımlar ve benzetmeler
yapabilirler, hatta rüya bile görürler. Düşünceler
birleştirilir-ayrıştırılır, bilinç devrededir.
Esinlenme Evresi: Beklenmeyen ya da tutarsız
bir anda, çözümün belirlenmesi evresidir.
Yaratıcı sorunu yaşamın her evresine taşır.
Esinlenme, araştırmanın sonunu getirebildiği
gibi, bir alt sorunu buldurabilir ya da bir
çözüm yöntemini belirleyebilir.
Doğrulama Evresi: Bulunan çözümün kabul edilmiş
ölçütlere uygun olduğunu doğrulamak gerekir.
Picasso der ki "başta bulur sonra ararım".
Bu evrede yapıt çeşitli yönlerden eleştirilir
ve son şekli verilir. Böylece başkalarının
yaptığına benzemeyen, özgün bir yapıt ortaya
çıkar.
Yaratıcı bireyin psikolojik özelliklerinin
bilinmesi, onun eğitimi ve yaratıcılığın fonksiyonlarının
tanınması yönünden son derece önemlidir. Akıl
kadar yaratıcılık da doğal ya da sosyal ortamın
bize sunduğu soruları çözümlememizi kolaylaştırır.
o Yaratıcılıkları yüksek olan bireylerin
tipik özellikleri:
- Olup bitenleri takip ederler, bilirler-meraklıdırlar.
- Temel sorunlar onları ilgilendirir.
- Konuşmaları akıcıdır, düşünceleri yeni baştan
biçimlendirmek onlar için kolay olmaktadır.
- Kişilikleri gelişmiştir-bağımsızdır.
- Enerjik insanlardır.
- Mizahı kuvvetli olur.
- İçe dönük olabilirler vs.
Şurası bir gerçek ki yaratıcılık eğitim ile
geliştirilebilir.
o Yaratıcılığın Koşulu:
- Çalışmak
- Deneyim
- Gözlem
- Araştırma
- Algı
Yaratıcılık bağlamında bir alanda öğretilenlerin
diğer alanlarla ilişkilendirilmesi öğrenciye
zenginlik katacaktır. Bu nedenle başka alanlardan
beslenme gerekir. Tüm bunların yerini bulması
ve değerlendirilmesi de öğrenciyi araştırmaya
yöneltme ve daha çok seçenek sunmalarını sağlamakla
olur. Çok konu yerine yeterli konu ve bunun
araştırılması, fazla olasılık ve seçeneklerin
olmasına dikkat edilmesi, yönlendirilmesi
söz konusudur, müdahale değil. Sınırları zorlamak
alışkanlıkları sorgulamak... İşte Sanat Eğitimi
budur bir anlamda. W. Bernbach, "yaratıcılık
bir disiplin sorunudur" der, evet Sanat
Eğitimi bir disiplin eğitimidir. Öğrenciyi
çalışma tarzında özgür bırakmak ama çalışmasından
disiplin istemek. Ancak bu disiplinle düşünsel
derinlik ve estetik problemlerde tasarımlar
yaratılabilir. Yaratıcılık disiplinle örtüşür.
Yönetmen L. Ernst, "yaratıcılığın daha
önce hiç bir araya gelmemiş iki kavram ya
da nesneyi orijinal bir bileşim oluşturan
üçüncü bir kavram ya da nesneye dönüştürme
becerisi olduğunu" belirtmiştir. Yaratıcı
bireyler özgürlüğüne düşkündür, yetilerini
alışılmadık biçimde deneyimleyerek farklı
şekilde aktarırlar. Yaratıcı birey bilgiyle
donatılmalıdır. Oregon Üniversitesinden J.
D. Ewan en fazla kaynaktan yararlananın en
yaratıcı olduğunu iddia eder. Sentezleme ve
analizi çok iyi kotaranlar daha yaratıcı bireylerdir.
Yaratıcılar, olanakları zorlar. Özünde farklılık
yatar. Önceden birbiriyle ilişkisi olmayan
kavram ve görsel unsurlar arasında bağlantılar
kurma yeteneğidir yaratıcılık. Tabii hayal
gücü olmadan da düşünce üretilemez. Yaratıcı
insan okuyan, gözlemleyen, dinleyen ve araştıran
bireydir.
Yaratıcılık, öğrenciyi salt gördüğünü yineleyen,
öğretmen kimliğine büründüren tarzdan kurtulması,
beyinsel faaliyetlerini, sezgilerini, duygularını,
kendi kişiliği doğrultusunda kullanması demektir.
Hayal eğitimi de gereklidir. Öğretmenin tahtada
gösterdiğini yineleme değil. Ondan da önemlisi
öğretmen kişiliğinin öğrencide devam ettirilmesi
hiç değildir. Eğitimde çıkış öğrenci kişiliğinden
yapılmalı ki sağlıklı ilerleme kaydedilsin.
"Yaşam sevgisinin içinde yaratıcılık
vardır." (E. Fromm) Tüm bunlar, yani
yaratmak fark etmekten geçiyor. Algının önemi
burada başlıyor işte. Yeşili görmek, kuş sesini
duymak, mavinin sonsuzluğunda hayallenmek,
her gün gördüğümüze farklı bakmak, eleştirel
olmak, yanımızdan geçip giden güzelliği ya
da kötülüğü fark etmek ve sevgiyle örüntülenen
yaratıcılık gibi... Böyle yaşamak daha anlamlı
olsa gerek...
İletişim yaşantımızı etkileyen en önemli
özelliktir. Sanat da bir şekilde iletişim
serüveninin içinde yer alır. Eğitimin bu bağlamda
payı çok büyüktür ve sanatla eğitim arasında
bir ilişki vardır. Sanatı kavramak, sanat
eserinde iletilmek, duygu ve düşünceyi anlatmak
da bir sanat kültürünü gerektirir. Sanat insanın
özsel güçlerinin dışa vurumudur ve gelişmeyi
sağlar. İnsanın en önemli özelliği öğrenmek
ve bunu deneyimlerinde kullanarak gelişmektir.
Bir yapıt oluşturmak ben varımın doğumunu
müjdelemektir. Ölümsüzlük isteminin mirasıdır
sanat...
Sanat Eğitiminin nüvesi araştırmaya dayandırılmalıdır.
Çünkü, çok araştırma yapanların, daha az araştırma
yapanlara göre yaratıcılıkları daha çok gelişir.
Burada öğretmene düşen görevlerden biri de
öğrenciye kendini eğitme olanağı tanımak,
oto kontrolünü sağlamasına fırsat vermektir.
Öğrenciye eğitimde kazandırılacak yaratıcılık,
yaşantısı boyunca her alanda kullanacakları
bir süreç, bir düşünü tavrı olacaktır. Bu
arada sanat kadar bilimle, bilim kadar sanatla
da ilgilenmek bilmek-hissetmek, mantık-sezgi
arasında gidip gelmeler yaşamı daha da hareketlendirecek
ve zenginleştirecektir. Yaratıcılığı geliştirilmiş
insan diğerlerinden farklıdır; her anlamda
beklentileri, yaptıkları ve düşünü sistemiyle.
Bu nedenle eğitimin içinde yaratıcılık boyutunun
yer alması güzel bir dünyanın temeli olması
açısından önemlidir. Değiştirmenin özü yaratıcılıktan
geçer. Çünkü insanın doğasında seçmek, beğenmemek,
daha iyiyi istemek vardır. Eğitimle bunlar
bilinçlenecek ve yükselecektir. Bazı alışkanlıkların
değişimi böyle gerçekleştirilir. Bu nedenle
öğrenciler cesaretlendirilmelidir. Yaratıcılığın
reçetesi yoktur, bireye göre değişir. Ama
bu, öncelikle öğrenciyi ayrı bir kişilik olarak
kabul etmekle olur. "Sanat Eğitimi öğrencinin
algı alanının genişlemesine, sözlü iletişimin
yanında sanatsal bağlamda farklı bir alanda
iletişimin gerçekleşmesine, kişisel gerginliklerin
azalmasına, ilgi ve merakın yoğunlaşmasına
ve teknik becerinin gelişmesine neden olur".
(B. Doruk) Önemli olan öğrencinin çevreyi
gözlemleyip tepki göstermesi, ayırt etmeyi
ve yargılamayı öğrenmesidir. Bakmak ama eleştirel,
mesele buradadır işte. Alfabenin ABC'si gibi..
Bunlar öğrencinin görsel, sessel, devinimsel
ifade gücünü artıracaktır. "Görsel dilin
gelişmesi, görsel düşüncenin de gelişmesini
beraberinde getirecektir." (N. Knopler)
Öğrenme tarzı, zihinsel yeti ve duyuşsal alandaki
ilgi, beceri ve değerlere ilişkin davranışları
değiştirecek ve dengeli bir şekilde geliştirecektir.
Başlamak gözlemlemekle olur ve uygulama, analiz,
sentez, değerlendirme Sanat Eğitiminin bileşenleridir.
Yaratma; gözlem, bilgi, ilke, deney, merak,
araştırmayla gerçekleştirilir. Bu bağlamda
parçaları birleştirerek bütün oluşturmak;
böylece bütünlük içinde çeşitlilik sağlamaktır.
Tabii örneklerle de eğitimi zenginleştirmek
gerekir; sanatçı ve öğrenci çalışmalarıyla.
Tekrar tanımlar yapılırken yeni ilişkilendirmeler
ve değerlendirmeler yapmak lazımdır. Tabii
böyle bir amaca erişebilmek için bu tarz bir
eğitime çok küçük yaşlarda başlamak gerekir.
Sonuçta öğretme, öğrenmeye dönüştürülmelidir.
Bunun içinde öğretim elemanının hümanist,
kuramcı ve uygulamacı olması gerekir. Kitle
değil birey olmak felsefesiyle yaşamak ve
yaşatmak eğitim amaçlarının başında gelir.
İngiltere'de böyle bir deneysellik yaşanmaktadır.
Öğretmen başrolde değil öğrenciler arası ilişkide
yer alan ve belki de biraz organizeyi yönlendiren
konumdadır.
Yaratmak için duyumsamak gerek. Duyu ve duyguları
ses, devinim, çizgi, renk, yazı vs. ile başkalarına
ulaştırmak olan Sanat Eğitimi, yönlendirme
ve bilgilendirme bağlamında gereklidir. Sanat,
yaşamı değiştirmek adına yeniden tanımlarken
yeniyi keşfetmektir. Bu arada duygular eğitilirken
zihne dayalı yetiler de gelişir. Bu da bu
alanda edindiklerimizin başka alanlarda da
kullanılabileceğini gösterir. Sanat eğitimi;
bireyin duygu, düşünce ve izlenimlerini anlatabilme
yetenek ve yaratıcılığını estetik bir düzeye
ulaştırma amacıyla yapılan bir etkinliktir.
Bir kültürel yoğunluktur. Ama şunu da hiçbir
zaman unutmamak gerekir Sanat Eğitimi bireyseldir.
Bireyin yaratıcı güç ve yetisini eğitmek,
yaşamına aktarmasına olanak tanımak için vardır.
Seçmek, paylaşmak, gelişmek için Sanat Eğitimi
vardır. Sanat Eğitimi analiz ve sentezi öğreterek
yaratıcılığı geliştirir. Öğrencinin yaşamı
sorgulamasını ve toplumda birey olarak yerini
almasını sağlar. Hayal gücünü çalıştırır.
İçsel gücü, enerjiyi, duyguyu, duyumu, algıyı
yaratıcı çabayla dışa çıkmasını, tercih edilen
malzemeyle şekillendirmelerine nedendir.
Sanat bir iletişim aracıdır. Ayrıca geçmişi
günümüze taşırken, geleceğimizi de yapılandırır.
Tüm bunlar eğitim çerçevesinde hükmetmek yerine
demokratik unsurları yerleştirmek, öğrenciye
salt kuru bilgi aktarımı yerine kişiliğine
uygun gelişimi sağlama olanağı vermekle olur.
Yaratma öğrencinin kişiliğiyle ilgilidir.
Sanat Eğitimi, öğrenciyi çok yönlü düşünen
ve araştıran, başkalarının düşüncesini kesin
kabul etmeyen, kuşku duyan, duyuran nitelikte
gerçekleştirilmelidir.
Bir ülkenin gelişimi basmakalıp yinelemelerin
yaşama geçirildiği eğitim tarzıyla değil,
ütopyaların arkasında durmak, hayal gücünü
zorlamak, orijinaliteyi yakalamakla olur.
Bu da eğitimde yaratıcılığın ön plana alınmasıyla
gerçekleşir. Herkesin ilgi alanı gibi yaratı
alanı da farklıdır ve yaratıcılığa giden yol
gereksinmeden, duyarlılıktan geçer. Yeni yöntemler
sınanırken doldurma yerine ilgi ve kapasite
farklılıkları hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.
Öğretim elemanı bunu hep canlı tutmalıdır.
Yaşamın getirileri ve sorunları yaratıcı süreçle
çözümlenebilir. Bu Bilim Eğitiminde de böyledir,
Sanat Eğitiminde de ve yaşamın içinde de.
Bu bağlamda Sanat Eğitimi okullarımızın ilkinden
sonuna kadar verilmelidir. Ama bizdeki tarza
bakınca eleştirilecek çok şeyin de olduğunu
unutmamalıdır. Türk geni ve geleneği taşıyan
öğrencinin değişimini sağlamak özel çabalar
gerektiriyor. Ayrıca tek öğretmenin değil
bütünlük içinde herkesin böyle bir tarza yaklaşması
gereklidir. Yani öğrenci kadar eğitimci de
önemlidir.
Eğitimin tanımlarına şöyle bir bakalım;
o Eğitim, toplum içindeki bireylerin yaşam
içindeki yerlerini almalarını sağlamaya yöneliktir,
bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla
kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme
sürecidir. (Başaran)
o Eğitim, doğaya göre insan yetiştirmektir.
J.J. Rousseau
o Eğitim, bedene ve ruha yetenekli olduğu
güzelliği vermektir. Eflatun
Buradan hareketle sanat eğitimine değinelim.
o Sanat Eğitimi, ise yönlendirme ve bilgilendirmedir.
o Sanat Eğitimi deyince, salt görsel ve plastik
alandaki eğitim değil, tüm ifade tarzlarını
kapsayan bir eğitim anlaşılmalıdır. Bilinç,
zeka, yargılama ve usa vurma güçlerinin aslında
zekaya dayalı tüm duyumların ve duyguların
eğitimidir. Bireyin yaşamdan edindiği algılar
ve bunlara ait imgeler yanında içten gelen
seziler yaratmanın bileşenleridir. Bunlarda
bir tür anlatım biçimi, dili olup, sanat etkinliğinin
temel öğelerindendir ve bunlarda eğitilebilirler.
Eğitimin genel amacı, her bireyde kişiliğin
gelişmesine yardımcı olmaktır. Bunu gerçekleştirmek
için de sanat eğitimi, eğitim şarttır.
o Sanat Eğitiminin Amaçları (Read)
- Tüm algı ve duyum tarzlarının
doğal yoğunluk ve yeğinliğini korumak,
- Bu çeşitli algı ve duyum tarzlarının birbiriyle
ve çevresiyle bağlantısında uyum sağlamak,
- Duyguların anlaşılabilir, paylaşılabilir
biçimde anlatımı,
- Zihinsel yaşantıların anlaşılabilir biçimde
anlatımı (düşünce, duygu, duyum, sezgi) Bunların
eğitilmesi kişiliğin gelişmesine neden olacaktır.
- Sanat eğitiminin amacı daha çok "iyi
sanat eseri" yaratılması değil, daha
iyi insanlar ve daha iyi toplumlar yaratılmasıdır.
Bilimsel eğitimin yanında sanatsal eğitimin
gerçekleştirilmesi bireyin, zihinsel yetilerinin,
düşüncenin, zekanın gelişmesine neden olmuştur.
Sanat eğitiminde sezgi kadar algı da önemlidir.
* Algı, daha iyi görmek, çok iyi ayrımsamalar
yapmak ve eşyalar arasında bağlar kurmak yeteneğidir.
Bir ayırt etme olayıdır.
Öğrencinin Algı Alanını Genişletmede Sanatın
Fonksiyonu
* Sanat yoluyla bir kimse, objeleri daha
açık olarak görmeye, bunları sanatçının gözleriyle
görmeye ve bu şekilde başka bir yolda elde
edemeyeceği bir algı tipini geliştirmeye gücü
yeter. Hem sanat üretimi ve hem de sanat eleştirisi
algıyı genişletebilir.
* Sanat için önerilen ikinci fonksiyon, sözlü
iletişim ortamına ek olarak diğer bir iletişim
ortamı sağlayarak fikir ve hislerin açıklığa
kavuşturulmasıdır. Yazma ve konuşmadan daha
etkili olarak sanat formlarıyla iletişmeyi
ve meramını anlatmayı yararlı bulan birçok
öğrenci vardır. Onlar için bu yol, sanatın
önemli eğitimsel fonksiyonudur.
* Diğer bir fonksiyon da kişisel bütünleşmesidir.
Bu, sanatın bazen sembolik ifadeler aracılığıyla
gerilimleri azaltması yönündeki katkısıdır.
* İlgi ya da merakların geliştirilmesidir.
Estetik değerler, hem öğrenciler için ilginç
nitelikler olarak ve hem de çok önemli yaşam
değerlerinin ifade edilişi olarak önem taşır.
* Teknik becerilerin geliştirilmesi, resim
ya da çizimde müzikte ya da diğer bir güzel
sanat dalında beceri kazanma aracı olmasıdır.
* Yaratıcı bir tasarımcı için en önemli araç,
hayal gücünün gelişmesine katkıda bulunan
görsel hafızadır.
* Görsel imaj toplamanın ve algılamayı bilinçli
hale getirmenin en kolay yolu görsel not tutma
ve bir eskiz defterinde bunların zengin bir
koleksiyonunu oluşturmadır.
* Görsel not alma, bireye gördüğünü düşündürme
alışkanlığı da kazandırır.
Başarılı bir kompozisyon, görsel eğitim sonucu
gerçekleşecektir.
Bilim ve sanat iş birliği yapmak zorundadır.
Her ikisinin amacı yaşama hizmet etmek ve
yeniyi keşfetmektir. Sadece dilleri ayrı,
amaçlar aynıdır.
o İnsanlar güzel+iyi ideali yönünde eğitilmelidir.
o Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından
biri kopmuş demektir. (16-03-1923/ Adana,
Atatürk'ün Söylev ve demeçleri Cilt:2) M.
K. Atatürk
o Bir ulus sanattan ve sanatkardan mahrumsa
tam bir hayata sahip olamaz. (1923) M. K.
Atatürk
--------------------------------------------------------------------------------------
KAYNAKLAR
-
YAVUZ, H.S. Yaratıcılık-BÜ
yay. 1994
-
BÜYÜKİŞLEYEN, Z. Sanat
Eğitimi-Meteksan yay. 1977
-
BECER, E. İletişim ve
Grafik Tasarım-Dost Kitapevi 1997
-
NİETZSCHE, F. İyinin
ve Kötünün Ötesinde Bir Gelecek Felsefesini
Açış-Ara yay. 1990
-
GÜNDÜZ, V. Cehenneme
Övgü Gündelik Hayatta Totalitarizm-Ayrıntı
yay.1996
-
FROMM, E.Sevgi ve Şiddetin
Kaynağı-Payel yay.1979
-
ERBİL, H. Sanat Felsefesi
Tartışmaları-Ekin yay. 1990
-
DENEL, B. Temel Tasarım
ve Yaratıcılık-ODTÜ
-
ERBAY, M. Yükseköğretim
Düzeyinde Sanat Eğitimi Programlarının Uluslararası
Bağlamda İncelenmesi-Sanatta Yeterlik Tezi
1995
-
ÇELLEK, T. Ortaöğretimde
Görsel Sanat Eğitimi Konusunda Yapılan Çalışmaların
Analiz ve Yorumu-Yüksek Lisans Tezi 1991
-
DORUK, B. Temel Dizayn-Öğretim
Programını geliştirme Üzerine Bir Çalışma/İTÜ
-
COUDWELL, C Yanılsama
ve Gerçeklik Pavel yay. , 1974
-
BERGER, J ., Görme Biçimleri
Metis yay.1986
-
İTÜ Bülten Tasarlama
Eğitimi 1 - 2 , 1985
-
BAŞARAN İ.E., Eğitim
Yönetimi Kadıoğlu Matbaa 1983
-
BAŞARAN İ.E., Eğitime
Giriş Sevinç Matbaa 1973
-
READ H. Sanatın Anlamı
İş Bank yay. 1974
-
FİSHCHER, E.,Sanatın
Gerekliliği Kuzey Yay. 1985
-
VELİOĞLU S. İnsan ve
Yaratma Edimi İş Bakası Yay. 2000
-
ROUQUETTE M.L Yaratıcılık.
İletişim Yay. 1992
-
May R. Yaratma Cesareti
Metis Yay.
-
SUNGUR N. Yaratıcı Düşünce
Özgür Yay.
-
SAN İ. Sanatsal Yaratma
Çocukta Yaratıcılık İş Bankası Yay.
|
|
|
|
|
| önerileriniz anasayfa |
|
|